|
Pazar, 09 Mayıs 2010 20:36 |
|
TANIMI VE YAŞAYIŞI Erginler ilk bakıldığında beyaz pamuksu bir görünüm arzetmektedirler. Esas ergin bu pamuksu tabaka altında bulunmaktadır. Oval ve yassı şekilde olup 5-8 mm boyunda ve kiremit kırmızısı renktedir. Yumurtalar elips şeklinde, açık renkte ve 0.5 mm kadar boydadır. Yeni çıkan larva 0.5-0.8 mm boyunda, yassı ve basık olup balmumu renktedir. Gelişme ile birlikte rengi kırmızılaşmaktadır. Zararlı hemen hemen bütün ülke zeytin alanlarında kışı genç ergin dişi olarak yaprak altları ve sürgünlerde geçirmektedir, ilkbahara girerken hızlı bir gelişme göstererek Şubat-Mart aylarında (Akdeniz bölgesinde Nisan ayı) yumurtlamaya başlamaktadır. Kuluçka süresi bu dönemde 20-30 gün kadardır. Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgesinde Mart-Nisan ve Akdenizde Mayıs ayından itibaren yumurta açılımı ve aktif larvalar görülmektedir. Bir kaç gün hareketli olan larva kendini yapraklar arkasına tesbit ederek burada beslenmektedir. Larva 2 ay süren beslenmesi sırasında 1-2 kez yer değiştirmektedir. Bu süre sonunda vücudun kenarlarından başlamak üzere vücut kenarlarında pamuklanma görülmektedir. Pamuklanma 10-15 gün sürmekte ve bu süre sonunda genç dişi durumuna geçmektedir. Bu dönemde tatlı madde salgılaması azami düzeyde bulunmaktadır. Mayıs ayı sonları ve Haziran aylarında dişiler tekrar yumurtlamaya başlamakta ve 15-20 gün sonra çıkan larvalar yaprak ve sürgünlerde beslenerek kısa genç dişi olarak girmektedirler. Zararlının Karadeniz, Ege ve Marmara Bölgesinde yılda iki ve Akdeniz bölgesinde ise bir döl verdiği bilinmektedir. ZARAR ŞEKLİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI Bitki özsuyunu emmek suretiyle ve salgıladıkları tatlı maddelerde fumajin oluşması ile zararlı olmaktadır. Yoğunluğunun fazla olduğu hallerde ağaçlarda genel bir zayıflama ve ince dal kurumaları görülmektedir. Yurdumuzun zeytin yetişen bütün bölgelerinde yayılmıştır. KONUKÇULARI Ülkede tüm zeytin alanlarında yer yer görülmekte olup yegane konukçusu zeytindir. DOĞAL DÜŞMANLARI VE ETKİNLİKLERİ Karadeniz, Ege ve Marmara bölgesinde Chilocoris bipustulatus L. ve Exochomus guadripustulatus L. bilinen ve etkili olan doğal düşmanlarıdır. Ayrıca Akdeniz bölgesinde Psyllaophagus euphyilurae Silv. (Hym.: Encyritidae) paraziti ve Deraeocoris delogrongei (Put.) (Het.: Miridae) predatörü bulunmaktadır. MÜCADELESİ 1. Kültürel Önlemler Zararlı genellikle yol kenarlarındaki zeytinliklerin etek dalları ve dip fışkınlarında bulunmakta ve zarar yapmaktadır. Bunun için de tozlanmayı önleyen önlemler alınmalı, dip fışkınlar kesilmeli ve yoğunluğun az olduğu hallerde pamuklanma görülen dallarda budama yapılmalıdır. 2. Kimyasal Mücadele a. İlaçlama Zamanının Tesbiti Zararlı ile bulaşık bahçelerde 10 ağaçtan 15-20 cm uzunluğunda toplam 40 sürgün alınmalıdır. Her ağaç için ise asgari 100 canlı ve yumurta bırakmış dişi kontrol edilmelidir. Ayrıca yapraklar da kontrol edilerek larva çıkışı saptanmaya çalışılmalıdır. Kontrol edilen yumurtalı erginlerde % 50 - 60 çıkış olduğu zaman veya larva çıkışından 15-20 gün sonra ilk ilaçlama yapılmalıdır. İkinci ilaç ise yumurta açılımı tamamlandıktan sonra atılmalıdır. Karadeniz, Ege ve Marmara Bölgelerinde ilk ilaçlama Nisan ve Akdeniz bölgesinde haziran ayında uygulanmalıdır. Ancak, Karadeniz, Ege ve Marmara bölgesinde birinci döl ilaçlaması yapılmışsa ikinci döl ilaçlama zamanı belirtilen yöntemle saptanmalıdır. Bu dönem ise haziran - temmuz ayına rastlamaktadır. b. Kullanılacak İlaçlar ve Dozları:
| Etkili Madde ve Oranı |
Formülasyonu |
DOZU(100 lt suya) |
| Yazlık yağlar 850 g/l |
EC |
1250 ml |
| Yazlık yağlar 700 g/l |
EC |
1500 ml |
c. Kullanılacak Alet ve Makinalar: Ağaçların büyüklüğü ve iş yoğunluğu gözönünde bulundurulmak kaydıyla motorlu pülverizatörler en uygun aletlerdir. d. İlaçlama Tekniği : Zararlı hemen hemen sabit olduğundan iyi bir kaplama sağlayacak şekilde ağaçların içten ve dıştan eteklere doğru ilaçlanması gereklidir. UYGULAMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ Son uygulamadan 15-20 gün sonra ölü ve canlıların kolayca ayrılabildiği zaman, bahçede 10 ağaçtan 15-20 cm uzunluğunda 40 sürgün alınmalı ve her sürgünde azami 25 birey canlı ve ölü olarak sayılmalıdır. İlaçsız ve ilaçlılarda yapılan sayımlara ait rakamlar mukayese edilerek etki oranı bulunmalıdır.
|
|
Cuma, 14 Mayıs 2010 12:19 tarihinde güncellendi |